25 Ağustos 2012 Cumartesi

Galata Moda Çekimleri!

Sabah evden çıktığımda saat 09:00'du ve eve döndüğümdeyse 17:30'u geçiyordu :) Bugün bir fiil mesaimi sizler için yaptım diyebilirim. Ama buna fazlasıyla deydi.

Çünkü heycanla beklediğimiz aylık moda çekimlerimizin ilkini; Galata'da gerçekleştirmiş olduk!

İstanbul'u bilenler bilir... Galata Kuledibinde yerli ve yabancı tasarımcıların ürünlerinin satıldığı küçük butikler vardır. Henüz yeni bir İstanbullu olmama rağmen, bu şehirde olmaktan en çok keyif aldığım yerlerden biri Kuledibi'dir ve benim için nedense yeri çok başkadır. Durum böyle olunca, özendiğimiz bu çalışmanın startını da burada vermek istedik. Ve işte bakın ortaya nasıl bir iş çıkardık :)

İlk durağımız artENA Butik'di...

Buradaki favorim Studio Rain'in renkli ve parlak turuncu ayakkabıları ve gene bu tonlara hakim geniş gerdanlık tarzı kolyesiydi!


Fiyatı 220 TL

Fiyatı 80 TL

Daha önce bu tarz kolyelerin nasıl kombinleneceği ile ilgili bir yazım vardı. Merak edenler için, buyrunuz :)

İkinci durağımızsa Paris Texas'dı. Paris Texas'da hem çocuk ruhlu ve "şirin" aksesuarlardan hoşlananlar, hem de daha keskin ve çarpıcı modelleri tercih edenler de kendilerine göre birşeyler bulabilir. Her iki zevke de hitap eden ürünleri mevcut.

Benim gibi kurabiye, kedi, köpek, kuş desenlerinden hoşlananlar için =)


Kurabiye canavarları görmesin :)
2012-2013 Sonbahar Kış sezonunda bol bol siyah deri ceketler, siyah ve gri kazaklar görmeye devam edeceğiz. Siz siz olun, "bunlar bana fazla asi" demeyin; çünkü bu kış bu tarz parlak gümüş ve siyaha çalan parlak metalik tonlarda bileklikleri olmayanları vuruyorlarmış :)


Lego Yüzük!
Bu sene kuru kafalar, kuru eller hepsi çok moda

Şimdi de geldik La Mariquita'ya! Buradaki favorimse gene canlı ve biraz da eğlenceli bir model. Bu yaz sezonunda turuncuların ne kadar sık kullanıldığına gerek yok sanırım :)

Benim deyimimle; Cik Cik Şapka! =)


Veee artık moda turumuzu bitirmek üzere, son durağımız olan NES Butik'e geldik. İşte NES'den sizin için seçtiğim bileklikler ve tweed clutch.


Bileklerin fiyatı 90 TL. Eğer bu tarz bir kombin yapmak istiyorsanız sırf bilekleriniz için 270 TL'yi gözden çıkartmanız gerekecek benden söylemesi :)

Fiyatı 80 TL

İlk durağımızda beğendiğim turuncu kolyenin, mavili tonları ise Nes'de böyle kombinlenmişti.

Böyle yoğun ve tatlı geçen bir çekim ardından, tüm bu mağazaların iletişim bilgilerini de sizinle paylaşmazsam olmaz! :)

artENA Butik: 
Adres: Camekan Sk. No:1 Galata - Kuledibi, İstanbul
Tel: 0212-2435318
www.art-ena.com

La Mariquita Butik:
Adres: Galata Kulesi Sok. No:3/B Kuledibi, İstanbul
Tel: 0212-2493273
www.lamariquita.net

NES Butik:
Adres: Camekan Sok. No:5/1 Kuledibi, İstanbul
Tel: 0212-2434774
e-mail: neslihanguneri@gmail.com

24 Ağustos 2012 Cuma

Kurumuş Çiçek ve Bitkilerinizi Dert Etmeyin!

Kuruyan ve sararmaya başlayan çiçek ve bitkilerinizi sprey boya ile hafif hafif renklendirmeyi hiç düşünmüş müydünüz? Eğer cevabınız hayırsa, bir kere daha düşünün :)

Doğrusu ben de geçen haftaya kadar hiç düşünmemiştim. Ancak dahiyane akrabalarım olduğunu ve bu uygulama sonrası ne kadar başarılı olduklarını görünce ben de sizin kadar şaşırdım.

Halam, kurumaya yüz tutmuş ortanca çiçeğini işte böyle yeşil bir sprey boya ile renklendirmiş. Üstelik bitkide şu ana kadar gözle görülür ek bir bozulma, yaprak dökülmesi de gözlemlememiş. Hatta diplerden yeni yeni filizler bile vermeye başlamış.

Görünce gözlerine inanamayan ben, hemen bunu sizlerle de paylaşmak istedim.


Eğer renkli bir kişiliğe sahipseniz, kuruyan bitkilerinizi rengarenk bile boyayabilirsiniz! Neden olmasın ki?

23 Ağustos 2012 Perşembe

Annemin Patlıcan Kızartması

Twitter ve Facebook sayfamızı takip edenler bilirler =)

Bu Ramazan Bayramında ailemle İzmir'deydik. Anneannem, babaannem, halam, dayım, kuzenim ve tabii annem ve babamla muhteşem bir sofra kurduk.

Yemekler o kadar hızla bitti; ve ben o kadar açtım ki bir an için soframızın resmini çekmeyi unuttum :(

Ama neyse ki yemeklerin hazırlanma aşamasında sevgili annemden bir kaç özel tüyo, tarif ve fotoğraf karesi kopartabildim.

Bunların başlıcası ise annemin muhteşem Patlıcan Kızartması için her zaman kendine saklamayı tercih ettiği önerileriydi.

Patlıcan kızartması yapımını (benim gibi en yemek yapmayı bilmeyenler bile) az çok bilirler, o yüzden detay detay anlatmayacağım. Ama işin sırrı şunlarda:

1) Patlıcanları serçe parmağınızın kalınlığında dilimleyin (bu sayede kızartmanız ne çok kıtır, ne de içi pişmemiş çiğ olarak kalacaktır).

Buyrunuz efendim, serçe parmak kalınlığında dilimlenmiş patlıcanlarımız :)

2) Patlıcan dilimlerini kızartmak için tavaya atmadan önce (özellikle annemin önerisi olan) Söke Tam Buğday Unu ve biraz da tuz ekleyerek, bu karışımda altlı üstlü bir çevirin. Kısa bir süre de 5-10 dk kadar bırakın patlıcanlar üzerlerinde mini mini un ve tuz taneleri ile dinlensinler. Daha sonra kızartma işlemine geçin.

Annem, "En iyi kızartma, tam buğday unuyla oluyor" diyor :)

3) Benim gibi yemek yapma konusunda acemi olanlar için; sakın ama sakın yağınız iyice kızmadan patlıcanları tavaya koymayın, yoksa tüm kızarmalarınız acaip yağ çekecek ve üzgünüm ama vıcık vıcık olacaktır.

4) Bu kızartmaların üstüne bir de güzel bir domates sosu ve sarımsaklı yoğurt dökerseniz işte o zaman tadından yenmeyecektir :) (sosu ve yoğurdu servis sırasında ayrıca sunmanızı öneriyorum; ki herkes tabağına istediği kadar alabilsin ve patlıcanlar bu soslar içinde hemen kendini salmasın).

Halamın elmalı kurabiye tarifini yazlıkta unuttuğum için, annemden tarif kağıdımın fotoğrafını çekip atmasını bekliyorum :) O da gelince sizlerle paylaşacağım!


Afiyetler olsun... 

18 Ağustos 2012 Cumartesi

Oxford Çantaları Güldür Güldür Geliyor!

Geçtiğimiz ay Barcelona'daydım. Ve tek kelimeyle kadınların 1/3'ünde Oxford Çantalarından gördüm diyebilirim =)

Daha rahat, daha renkli, daha yaza uygun giyinen (genellikle de gün içinde turistlerin gezindiği) Barcelona inanılmaz renkli geldi bana. Vitrinler, kıyafetler, çantalar, gözlükler, tokalar, bileklikler herşey neon, herşey biraz İspanyoldu sanki...

Bu kadar kullanıldığını da görünce Oxford Çantaları'nı bloguma taşımasam olmazdı!

İşte sizin için seçtiklerim:


Bu yaz özellikle metal aksesuarlı deri bileklikler ve gene Toy Watch tarzı renkli saatler  olmazsa olmazlardandı. 





Oxford Çantaların en popüler renkleri; Neon olanlar! Benden söylemesi :)

Nerede Bulurum? 

Nine West, Steve Madden ve hatta Bershka ve Pull & Bear gibi giyim mağazalarında bire bir paylaştığım modeller olmasada bu tarz çantalar satılıyor.

Eğer online alışverişe varım diyorsanız direkt olarak aşağıdaki linklerden farklı modellere ulaşabilirsiniz:

Bloomingdale's Online Satış

Revolveclothing.com Online Satış

İliklenmiş Gömlek ve Kolye Kombinasyonları

2012 İlkbahar - Yaz sezonunda sıklıkla görmeye alıştığımız iliklenmiş gömlek üzerine takılan kolyeleri, modayı yakından takip eden kadınlarımız çok beğendi!

Yazın son demlerini yaşadığımız şu günlerde, bu tarz birkaç farklı kombini daha sizlere sunmak istedim. 

Eğer hala gerdanlık gibi ve devasa boyutlara ulaşan bu tarz kolyelerden edinmediyseniz (indirim sezonunu da düşünürsek), şimdi tam zamanıdır. Sakın kaçırmayın!


Bu tarz bir kombin yaparken saçlarınızı biraz daha derli toplu yapmaya özen gösterin ki; kolyeniz ön plana çıkabilsin :) Salık saçlarda kombininiz ve kolyeniz kaybolacaktır!



Eğer bu tarz iddialı bir kombin yapıyorsanız; saç aksesuarlarınızdan, bilekliklerinize kadar  kendinizi göstermenizi tavsiye ederim!


Son olarak da diğerlerine nazaran çok daha kibar ve daha zarif bir kombinasyon

Kışın da bu tarz kolyeleri; bebe yakalı kazaklar veya daha kalın kumaşlara sahip gömleklerle tamamlayabiliriz. Hatta dümdüz kazaklarınızı "yaka" görünümlü büyük kolyelerle kombinleyerek, kıyafetinize hareket getirebilirsiniz. Sonbahar - Kış kombinasyonları için ayrıca bir post da gelecek tabii :) 

Nerede Bulurum?

Bu tarz kolyeleri; Zara, Mango, Accessorize, Coquet ve SIX mağazalarında rahatlıkla bulabilirsiniz. 

Ama eğer ben İstanbul'da oturuyorum ve daha farklı, herkeste olmayan modellere göz gezdirmek istiyorum derseniz; Galata Kule dibindeki ve Nişantası'ndaki mağazaları zorlayabilirsiniz. Hatta Kapalı Çarşı'da da değişik modeller bulabilirsiniz. 

12 Ağustos 2012 Pazar

Sıvı Çamaşır Makinesi Deterjanları Devrimi

2006 yılında ilk Amerika seyahatimi gerçekleştirdiğimde; sevgili abim doktora çalışmaları için California'ya yerleşiyordu ve ben de taşınma aşamasında ona destek olmak için yanında gidiyordum...

İkimiz de Amerika hakkında çok fikir sahibi olan insanlar değildik; ama sevgili ailem "Merve hadi sen de kalk abinle git, adam gibi bi ev döşesin kendine, bakalak ol abine" demişlerdi :) Ben de canıma minnet, bi daha bu fırsatı kolay kolay bulamayabilirim diyerek, bana verilen görevi layıkı ile yerine getirebilmek (hem de bir Amerika turu atabilmek) için kalkıp abimle Amerikaya gittim ve evi A'dan Z'ye döşemesine destek oldum.

Dün M-Jet'de alışveriş yaparken de bir anda beni anılar 2006 yılına götürüverdi.

O zaman ilk ev alışverişimizi yaparken, bir türlü reyonlarda çamaşır makinesi deterjanlarını bulamıyordum.

En sonunda benim gibi alışveriş yapan (ev kadını olduğuna kanaat getirdiğim) kadına "çamaşır yıkamak için deterjan bakıyorum ama bulamıyorum, acaba sizin en çok tercih ettiğiniz marka ve ürün hangisidir?" diye dayanamayıp sormuştum :)

Haliyle, sıvı çamaşır deterjanı devrimine çoktan geçmiş olan Amerika'da, kadın bana bir sürü sıvı deterjan çeşidi ve en sevdiği markayı göstermişti. Ben de daha önce hayatında sıvı çamaşır makinesi deterjanı görmeyen biri olarak; "toz deterjan kullanmıyor musunuz yani?" diye sorduğumda, "toz mu? çok banal" der gibi bir bakışla karşılaşmıştım...

İşte ilk sıvı çamaşır makinesi deterjanı ile tanışma hikayem böyle olmuştu.

Dün ise M-Jet'de gezinirken, ilk defa Türkiye'de sıvı çamaşır makinesi deterjanları gözüme çarptı ve hemen bir tanesini alıverdim. Bu sayede Omo ile Türkiye'de ki sıvı çamaşır makinesi deterjanı açılışımı yapmış oldum, ve bugünkü  beyazları yıkama performansından da gerçekten çok memnun kaldım.


Siz de sıvı çamaşır makinesi deterjanı kullanarak hem çevreye olan duyarlılığınızı gösterebilir (çünkü daha az deterjan ile daha çok çamaşır yıkayabiliyorsunuz), hem de yumuşatıcı kullanımını en aza indirgeyebilirsiniz.

Benim kullandığım Omo Total, hem çamaşırları yumuşatıcı kullanmış gibi mis kokuttu, hem de tüm havlularımı bile pamuk yumuşaklığında çıkarttı. Performansında eğer bir düşme gözlersem ileri ki yazılarım da mutlaka sizinle de paylaşırım :)



Son olarak lütfen bunu bir reklam yazısı olarak algılamayın. Artık hem çevremiz için daha duyarlı olmamız gerektiğini, hem de alışveriş sırasında daha akıllıca kararlar vermemiz gerektiğini düşünüyorum. O yüzden siz bilinçli okuyucularımla da fikrimi paylaşmak istedim :)

Sağlık, Enerji ve Mutluluk - Aslında 3'ü de Bir Arada

Geçtiğimiz aylarda Nefes Alma konusunda bir çok makalesi ve kitabı bulunan Michael Sky'ın bir paylaşımını okuma fırsatım olmuştu.

Tam olarak kaynağı ve/veya kitabın adı neydi hatırlayamıyorum ancak okuduklarım beni o kadar etkilemişti ki hemen ufak bir kağıda not almıştım :) Tüm yaz boyu ordan oraya koşturan ben, dün aylardır ilk defa evimde detaylı bir temizliğe girişince de aldığım notu bulmuş oldum. Ve hemen sizlerle de paylaşmak istedim. Herkesin kulağına küpe yapması gereken, gerçekten de önemli bir öğreti bu diye düşünüyorum:

"Bastırılan duygunun enerjisi kaybolmaz. Çöküp daha derine iner. Enerji bedende tıkanıklıklara neden olur. Bu tıkanıklıklar fiziksel bedende olumsuz hisler olarak algılanır. Modern fizik kütlenin enerjiye, enerjinin kütleye dönüştüğünü kanıtlamıştır. Birikmiş duygusal enerjinin maddesel yönü vardır. Enerji kanallarındaki tıkanma fiziksel bedende; burunda, damarlarda ya da bağırsaklarda bir tıkanma olarak yansır.

Enerji; bedeninin içinde, düzenli akımlar şeklinde; dışında ise ışıldayan bir enerji şeklindedir. Duygu bilinç dışı bir şekilde bastırıldıkça enerji akışı bozulur. Zihin ve beden işlevleri bozulur."

Aslında halk dilinde de hep aşina olduğumuz ve hepimizin de bildiğini düşündüğü şeyleri biraz daha belki de detaylı bir şekilde anlatıyor ve farkındalığımızı arttırıyor Michael Sky.

Özellikle kadın okuyucularıma ilham vermesi dileklerimle :)

Bu yazıyı okuduktan sonra, sizinle paylaşmaya da karar verince, "madem öyle, bir artım da dokunsun bari" diyerek stresi azaltmanıza yardımcı olacak, güzel bir nefes egzersizi videosu paylaşmak istedim.

İşte Dr. Öz'ün, nerede olursanız olun uygulayabileceğiniz ve sizi kendinize getirecek 3 dakikalık nefes egzersizi videosu:

Tık Tık :)

Keyfini çıkartın!

7 Ağustos 2012 Salı

Suçluluk Duygusu

Türk milleti olarak sıklıkla duygularımızı içimize atmaya ve saklamaya alıştırıldığımız için çoğunlukla psikolojik sorunlarımız ve bu konulardaki arayışlarımız hakkında rahat rahat uzmanlarla iletişim haline geçemeyebiliyoruz.

Eminim ki bu şekilde yaşadığınız bir değil, belki onlarca farklı duygu karmaşası vardır ve bunlardan biri de zaman zaman suçluluk duygusu olmaktadır. Ancak dediğim gibi, çoğu zaman bu duyguları insan irdelemeye ve adlandırmaya çekindiği için, 'halının altına süpürmeyi' tercih ediyor olabilir. 

Bu yazımda değinmek istediğim konuysa suçluluk duygusu...

İnsanın kendi kendine kötü hissetmesine sebep olan, ve "neden şimdi ben böyle yaptım ki?" dedirten şey nedir? Suçluluk duygusuyla baş edebilmek ve insanı zorlayan bu ruh halini atlatabilmek için neler yapabilirsiniz? Çevrenizde suçluluk duygusu çeken dostlarınıza nasıl yardımcı olabilirsiniz?

Öncelikle şunu bilmekte fayda var ki; aşağıda sayılan özelliklerin birkaçına sahipseniz yoğunlukla suçluluk duygusu hissetmeniz veya sizde suçluluk duygusu yaşatabilecek hareketleri yapabilmeniz olasıdır:

Kızgınlık duygularını yenememe
Tereddüt ve endişe halleri
Affedememe
Kontrolü kendi elinde tutma arzusu
Depresyona eğilimli yapıya sahip olma
Mükemmeliyetçilik
Takıntılı olmak
ve son olarak da kendine güvenmemek

Peki diyelim ki, oldu da bir şeyler yaptınız ve şimdi kendinizi suçlu hissediyorsunuz. O zaman ne yapacaksınız? 

Dünyanın sonu gelmedi elbette. Eğer sorununuzun ne olduğunu biliyorsanız, mutlaka çözümünü de üretebilecek güce sahipsiniz demektir. Ama bu demek değildir ki, hemen yaptığınız hataları geri almak için aklınıza gelen ilk hareketi yapın! Uzmanlar özellikle, suçluluk duygusunun insana hiç beklemediği veya normalde yapmayacağı şeyleri yaptırabileceğinin altını çiziyor. O yüzden, "hata" olduğunu düşündüğünüz şeyi aniden düzeltmek ve kurtulmak için hızlı bir aksiyon alacağınıza, gerçekten de biraz oturun ve sakince düşünün. Neden bu hareketi yaptınız? Yaptığınız şey gerçekten de çok büyük bir şey mi, yoksa siz duygusal olarak şu anda zayıf olduğunuz için mi bu hareketi gözünüzde daha da büyütüyorsunuz? Olur ya, insan zaten duygusal olarak çökmüşse, gözüne tüm yaptığı hareketler daha saçma, daha içinden çıkılmaz bir şekilde görünebilir...

Böyle durumlarda öncelikle şunu bilmemizde fayda var. Hayatımızdaki hataların hepimiz için çok önemli yerleri vardır. Çünkü bizler genellikle hata yaparak doğruları öğrenebilen varlıklarız. O yüzden suçluluk duygunuzun temelinde yatan nedeni kendinize itiraf ettiğiniz an, bu tecrübenin size ne öğrettiğini ve ileride sizin için hangi tecrübelere vesile olabileceğini çıkartmaya çalışın. Aslında yaptığınız şey belki de göründüğü kadar kötü veya büyük bir şey olmayabilir; eğer siz bundan gerekli dersleri çıkartabilecek erdemi gösterebilirseniz. 

Mükemmel olmak zorunda olduğunuzu mu düşünüyorsunuz? O nedenle mi kendinizi affedemiyorsunuz? Aynı hatayı başka birisi yapmış olsa ona ne söylerdiniz? Hiç mi iyi yaptığınız veya iyi olduğunuz şeyler yok? Hadi diyelim ki yok ve çok kötü durumdasınız, o zaman bu şekilde oturup dertlenmenin size ne faydası var? İyi olmak zor bir şey değil; siz istedikten sonra. O yüzden korkmayın, paniğe kapılmayın. Sakince güzelliklere ve iyi olduğunuz noktalarınıza odaklanmaya çalışın. Bu yanlarınızın daha da parlaması ve yükselmesi için doğal bir gayret içine girebilirsiniz. Doğal gayret derken; gerçekten de bunun içinizden gelmesini ve samimi olmasını kastediyoruz. İçinizden gelmiyor mu? O zaman ilk başlarda belki de bir parça kendinizi iteleyebilir ve dürtebilirsiniz. Bir kere bu zevki ve mutluluğu tattıktan sonra zaten devamı doğal olarak kendiliğinden gelecektir diye düşünüyorum. 

Bedeninizin ve ruhunuzun sınırlarını zorlamaya çalışmak kendinize olan güveninizi arttıracak ve suçluluk duygusunu yenmenize yardımcı olacaktır 

Elbette ki, suçluluk duygusundan hemen bir günde kurtulmak mümkün olmayabilir. Ama geçmişi geride bırakabilmek, kabullenmek ve affetmek kavramları üzerinde çalışmak size yardımcı olabilecektir. Bu çalışmaları yaparken, hayattan zevk aldığınız, sizi mutlu eden ve gerçekten de gelişiminize yardımcı olacak aktivitelerle desteklemenizi de özellikle öneriyoruz. Yalnız kalmayı seven biri değilseniz grup olarak yapılan aktivitelere katılmak, daha önce hep isteyip de bir türlü cesaret edemediğiniz veya kaçtığınız ne varsa onu denemek, kendi bedeninizin ve ruhunuzun sınırlarını zorlamaya çalışmak, günlük tutmak, denize açılmak, hiç görmediğiniz bir yere kısa da olsa bir seyahate gitmek, formunuza dikkat etmek, balık tutmak, spor yapmak, hayal kurmak bunlardan sadece zevkli bir kaçı. 

Ancak eğer suçluluk duymanın sizde kronik bir vaka olduğuna kanaat getiriyor, ve gerçekten de kendi çabalarınızla bu ruh halinden çıkamayacağınızı düşünüyorsanız o zaman belki de bir uzmandan yardım almanız en doğrusu olacaktır. 

Ne olursa olsun, herşeyin sizin elinizde olduğunu ve size verilen bu beden ve ruhun tüm eksiklerine rağmen, aslında tüm sorunları çözebilecek kuvvete sahip olduğunu aklınızdan çıkartmayın. Son olarak sahip olduklarınıza şükretmeyi de lütfen unutmayın.